Taraf tipi patronluk: Gazeteciye ücret yerine senet, özür yerine işten atma

taraffi

Basın sektöründe iktidar havuzuna giremeyen medya grupları, içine düştükleri dar boğazdan gazetecilerin hakkını gasp ederek kurtulmaya çalışıyor. “Muhalif” çizgide gazetecilik yaptığını iddia eden ama çalışanlarına haklarını ödemeyen gazeteler kervanının değişmez isimlerinden birisi de Taraf. Uzun süredir ekonomik sıkıntılarla boğuşan Taraf gazetesi, gazetenin emekçilerinin maaşlarını aylarca ödememekte bir sakınca görmüyor. Yıllardır yaşanılan bu sorun karşısında itiraz edenler türlü gerekçelerle işten çıkarılıyor. Alacaklarının peşindeki gazeteciler mahkeme salonları ve icra dosyaları arasında birikmiş alacaklarını tahsil etmeye çalışıyor.

Bu süreğen hak gaspı karşısında isyan eden Taraf Gazetesi çalışanları geçen ay yasaların kendilerine verdiği “ücret gecikmesi durumunda çalışmama” hakkını kullandılar. Gazetenin bu hak alma eylemine yanıtı işten atma oldu. İşten atılan gazetecilerden birisi de DİSK Basın İş üyesi Levent Elpen oldu. Elpen’le Taraf gazetesinde yaşananları ve, sendikasıyla birlikte yürüttüğü hak mücadelesini  Sendika7.Org sitesine anlattı. 

İşte o röportaj:

 Ne kadar süredir tarafta çalışıyorsunuz?

Kurtuluş Levent Erpen: Tam olarak 1 yıl 1 aydır.

Kaç kişi işten çıkarıldınız?

Beş arkadaş gazeteden bir arkadaş ise Alkım Kitabevi çalışanı olarak işten çıkarıldı. Çünkü işten atılan beş kişi Basın İş Kanunu’na tabi, bir arkadaşımız ise gazetede çalıştığı halde Alkım Kitabevi’nde kadrolu.

ÖDEME YERİNE SENET VERİLİYOR

Bu sürece nasıl gelindi?

Taraf Gazetesi ücretlerimizi ödemiyordu, o yüzden bu sürece bir anda gelinmedi çok öncesine dayanan bir süreç. Birkaç aydır devam eden bir süreç. En az 20 kişi alacaklarını alamamıştı. İstifa edenlerin tazminatları birikmiş durumdaydı.

Tazminat hesaplanıyor, nakit olarak verilmiyor, bir yıl vadeli senetler veriliyor. Bu senetlerin vadesi de bir yıl sonra bir kaç parçaya bölerek ödeme yapılıyor. İşçiye normalde alacağı nakit olarak ya da çek olarak verilir. Esnaf gibi senet verilmesi anlamsız. İşçi senedi ne yapsın yerine mal mı alsın, dükkân mı açsın. Ayrıca bu senetler de zamanında ödenmiyor.

Mesela 6 yıllık bir arkadaşımızın 2014 ve 2015 yılından alacakları var. Buna karşılık senetler verildi. 2014 yılı sonunda 4 senet verilmiş 10-15 bin TL civarında. Bu tarihe kadar hiç ödeme yapılmamış. Sorduğumuzda ise “ödeme yaptık” diye senetleri gösteriyorlar. 2015 yılı alacağına karşılık da yeni senet vereceklerini ifade ediyorlar.Bize de belki işten ayrıldığımız zaman belki 2016-2017 tarihlerinin senetleri verilecek ve zamanında ödenmeyecek.

Yazarlarımıza bütün alacakların ödendiği, hiç borçlarının olmadığı söylenmiş. Mesela Yiğit Karaağaç işçilerin maaşları ödenene kadar yazılarına ara verdi. Diğer yazarlarla da konuşuluyor. Onlarda destek olacaklar var.

BAHANE AKP BASKISI

Peki bu senetlerin verilmesi ya da maaşların ödenmemesi için gerekçeleri var mı, işveren nasıl bir açıklama yapıyor?

Paramız yok diyorlar. Bizde bu durum karşısında Haziran ayında kısa süreli iş bıraktık. O zamanlar Neşe Düzel de gazetedeydi. Editörler yayın kurulu vs. hepsi gelip toplantı yaptık. Biz ödemelerin ne zaman yapılacağını sorduk. Bize cevap olarak “AKP hükümeti bizi zor durumda bıraktı, borçlular sıkıştırıyor” denildi.

Bu gazete günlük resmi ilan alıyor, seçim sürecinde de ilan aldı. Bu paralara ne olduğunu sorduk.

Neşe hanım ise durumun o kadar iyi olmadığını, nerdeyse muhasebe müdürünün cafede garsonluk yapacağını söyledi. Bunun üzerine ben de hiçbir işletmede muhasebe departmanında parasız işleyişin olmayacağını söyledim. “Eğer böyle bir işletme varsa gösterin de bilelim” dedim. Fakat bu görüşmeden tatmin edici bir cevap alamadık.

Burada Neşe Hanımı da suçlamıyorum. O gazetesini sürdürmenin derdindeydi. Gazetenin duruşunu korumaya çalıştı. Sonunda o da gitti. Alacağı var mı yok mu bilmiyorum.

Gazeteye çok sayıda siyasi nitelikli yüklü tazminat davaları açıldı. Bir arkadaşımız sorumlu yazı işleri müdürü oldu ona da açıldı birkaç dava. Bu davaların şirketi sıkıştırdığını söyledi hep.

“Şimdi sıkıştırmayın, bize süre verin” dediler, biz süreyi verdik 1 hafta 10 gün sonra ilk maaşımızı yatırdılar. Yatırılan birikmiş maaşlarımız değil sadece Mayıs 2015 maaşıydı. Haziranın 26’sında yatırıldı. 2014 Aralık’tan kalan maaşlarımız var. Mayıs maaşı Haziran sonu yatırılıyor. Beni önce kadrolu yapmadılar. Ocak, Şubat Mart, Nisan maaşlarımız kadrosuz olarak çalıştığımız süreçlerin maaşları duruyor zaten. Yaz geçti aradan bir kaç görüşme ve eylem yaptık bunun sonucunda kurban bayramı öncesinde Ağustos aynın maaşı yeni yatırıldı. Fakat kurban bayramından bu yana da başka maaş yok.

1 Kasım seçimlerinden önce seçimlere bekleyin denmişti. Bekledik. Sonuç böyle olduğu zaman bu şirket gösterdiği gerekçelere göre kesin batar dedik. Seçim bitti fakat idareden bir açıklama gelmedi.

Yayın koordinatörü yüzünden ortalık provoke ediliyordu. Patrondan çok patronculuk yapıyordu. 23 Kasım’da onunla bir toplantı yaptık. Gazetenin durumu ne olacak ödeme planı çıkarılsın diye. 23 Kasım öncesinde ise gazetede anons edilmişti maaşlar Pazartesi, Çarşamba olmadı Cuma yatırılacak diye.

23 Kasımda da biz görüşme yaptık bize saat üçe kadar maaşınızın bin TL’lik kısmı yatırılacak, Cuma gününe de geri kalanını yatıracağız dediler. İnandırıcı değil dedik.

MEVCUT ÇALIŞANLAR GEÇMİŞ DÖNEM ÇALIŞANLARIN BORCUNU ÖDEMEK İÇİN ÇALIŞIYOR

Şirketin geliri ne durumdaydı?

“Şirket olarak 2015 yılında ilk 9 ayında 2 milyonluk kâr gösteriyor buna rağmen neden bize ödeme yok” diye sorduk. Daha önce 180 kişinin alacağı var onları ödemeye çalışıyoruz. Ama tarafın tarihinde 180 kişi bir arada hiç çalışmamış. Bizde başkalarının maaşını ödemeniz için mi çalışıyoruz dedik. Bunun üzerine yukarıya soralım size döneyim dedi. Ve gitti biz de makinaları kapattık beklemeye başladık.

Bu sırada yazar Ertan Altan geldi. “Patronla görüştüm böyle olmaz. Yaptığınız irrasyonel. Ben de Marksistim, bana hak hukuktan bahsetmeyin” dedi. “Yaptığınız makine kırıcılıktır” dedi. “Saçmalama” dedik.

Gazetede emeğimizle aşağılanıyoruz. Bize makine kırıcısı diyor öyle şey olur mu? Ben maaşımı alamıyorum. Herkesin ailesi var, eşine çocuklarına karşı sorumlulukları var. Baştan sona bizimle dalga geçildi. Yayın koordinatörü saldırgan davranıyor. Bu tavırlardan dolayı bazı arkadaşlar iş bıraktı. Biz editörler olarak “iş bırakma”ya devam ettik. Alacaklar verilene kadar çalışmayacağız dedik. Tüm alacakların temizlenmesini istedik.

Çarşamba sabah bir kişi akşam iki kişi, Perşembe günü ise ben ve bir arkadaşımız işten çıkarıldı. Yazılı tebligat istedik, alacaklarımızı alamadık.

Alacağınızın resmi belgesi var mı?

Bankaya yatırılan maaşlar var. Alacak miktarları belli ama kadrosuz olduğumuz süre için de alacaklarımı alamayabilirim sıkıntımız büyük.

Çalışma koşullarınız nasıldı?

Ben arşivi olmayan gazete görmedim. Gazeteye gazeteciliğe karşı saygısızlık var. Emek hırsızlığı var. Yayın koordinatörüyle konuştuk, madem patron zor durumda olduğunu söylüyor gelsin anlatsın bize dedik. Yok dediler bizi ciddiye almadılar.

Taraf Gazetesi’nde emeğe saygısızlık var. Özellikler gazetecilere genel saygısız tutum var. Yayın koordinatörüyle görüştük madem zor durumdasınız patron gelsin bizimle görüşsün dedik ama bizimle görüşmedi.

En son toplantıda yayın koordinatörü o sizinle görüşmez diyerek konuşmaları hemen kestirip attı. Sen kimsin peki sen bizim komutanımız mısın? Neşe Hanımı muhatap kabul ettik o da gidince kimse bizimle görüşmedi. Yerine bakanlar aracılığı beceremedi. Madem siz bu kadar sisteme karşısınız, AKP’ye karşısınız, “muhalefetiz” diyorsunuz, kendi içinizdeki çelişkili durumu bitirmek zorundasınız. O zaman Taraf’ın yaptığı muhalefet sahte muhalefet.

‘HEM MUHALİF GÖRÜN HEM SENİ AYAKTA TUTAN EMEKÇİNİN HAKKINI VERME’

Yayın koordinatörü bize gelip “Çalışıyor musunuz” dediğinde ben ortak karar aldık çalışmıyoruz dedim. Bana “Sen geç yerine otur, hepinize tek tek soracağım” diye cevaplar veriyor. Bize yapılan muamele onların askeri, onların ideolojisi doğrultusunda çalışan köleler gibi… Ciddi bir emek sömürüsü var. Bir taraftan da siyasi bir yönü var. Hem muhalif gibi görüneceksin hem de seni ayakta tutan emekçinin hakkını yiyeceksin.

Peki bu süreçten gazete nasıl etkilendi?

Gazete o hale geldi ki sağdan soldan aldıkları kopyala yapıştır haberlerle doldu. Biz çeviriler yapıyorduk, şimdi yapılmıyor. Kalite çok düştü gazete bu zihniyetle daha da düşer. Bu psikolojik durum orada çalışanları rahatsız edecek.

Peki şu an nasıl bir süreç işliyor?

Sendika bizim bu durumumuzu ile ilgili Taraf’la müzakere girişiminde bulundu. Reklam Müdürü ile sendika yönetimi ve avukatımız bir görüşme gerçekleştirdi. İşten atılmamızın hukuki açıdan haksızlığı anlatıldı. İçeride birikmiş maaş ve diğer alacaklarımızın ödenmesi için yasal teminat istendi. Fakat gazete yönetimi bu taleplerin değerlendirileceğini söyledikten sonra bizi oyalayan yok sayan tavrını sürdürmeye devam etti. Bu saatten sonra DİSK Basın İş’le beraber her türlü meşru  yolu kullanarak hakkım olanı almak istiyorum . Hukuki kanallardan da çabamız devam edecek. Dava açacağız işe iade davası alacak davası sendika avukatımızla beraber değerlendirip.

İşe aide davasını kazanırsam gelip karşılarında çalışmak istiyorum. Çıkartılan arkadaşlarımızdan iki kişi daha bunu yapacak. Diğer iki arkadaşımızda burada tekrar çalışmanın bir faydası olmadığı düşüncesinde.

Son olarak ise şunu söylemek istiyorum, Taraf sahte bir muhalif gazete. Hükümete karşı yaptığı muhalefetin içi boş. Gazetenin içeriği son derece boşaldı bununda sebebi patronun işçilere olan garip tavırları. Biz onun kölesi değiliz, bizler emekçiyiz. sendika7.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s