Nail Güreli’nin teze konu olan öldürülen gazetecilerle ilgili tespitleri

Gazetecilerin kurşunlarla ve hapislerle susturulmasına karşı bir ömür mücadele veren Nail Güreli:”Gazeteci susturmanın ortak paydası 6 Nisan 1909’da öldürülen ilk gazeteci Hasan Fehmi Bey’den bu yana değişmedi.”

naiilili

Dün  meslektaşlarının omuzlarında son yolculuğuna uğurlanan Nail Güreli, Türkiye’de en çok gazetecinin öldürüldüğü 1990’lı yıllarda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı gibi zor bir görevi üstlendi.

Güreli Uğur Mumcu, Çetin Emeç gibi duayen Metin Göktepe, Ferhat Tepe gibi genç gazetecilerin ölümüne şahit oldu.

Halil Burak Öz’ün 2012 yılında YÖK tarafından onaylanan 1990’lı yıllarda öldürülen gazetecilerle ilgili Yüksek Lisans Tezi’nde değerlendirmeleri bulunan Nail Güreli orada “Gazeteci susturmanın ortak paydası 6 Nisan 1909’da öldürülen ilk gazeteci Hasan Fehmi Bey’den bu yana değişmedi. Bu değişmez ortak payda muhalif ya da ‘aykırı’ olmaktır. dedi.

Tez kapsamında yer alan değerlendirmesinde Nail Güreli 1990’lı yıllarda kurşunlarla susturulan gazetecilerin AKP iktidarı döneminde hapise atılarak susturulduğunu ifade ederek 8 başlık altında şu tespitlerini dile getirdi:

naiilii

1-12 Eylül 1980’deki askeri darbeden önce, tırmanan silahlı terör olayları sürecinde sağ ve sol eğilimli, ayrıca tarafsız gazeteciler de hedef alınmıştır. Örneğin, Milliyet’in Genel Yayın Yönetmeni ve Başyazarı Abdi İpekçi, Cumhuriyet yazarları Uğur Mumcuve Ahmet Taner Kışlalı, Orta Doğu gazetesi yazarları İlhan Darendeli ve İsmail Gerçeköz cinayetleri, şiddet karşıtı olan ılımlı aydınları öldürerek, toplumun huzurunu ve güveninin bozmak karakterini taşıyor.

2-Bu cinayetlerin rahatça işlenmesi ve faillerinin tam olarak bulunamamasının en önemli nedenlerinden biri, bürokrat kadroların resmi devlet ideolojisi yönünde politize olmasıdır.

3-12 Eylül askeri darbesinden sonra terörün yaklaşık 10 yıl boyunca durması ve Kenan Evren’in bunu izah şekli de dikkat çekicidir.

nailgurellii

4-1990’larda tekrar başlayan cinayetler, 12 Eylül’ün gizli ajandasının yürürlüğe konulduğunu gösteriyor. Bu cinayetlerin karakteri, Kürtlerin hedef alınmış olmasıdır. Yine Kenan Evren’in sözleri işaret fişeği gibi aydınlatıcıdır: ‘Asmayalım da besleyelim mi?

5-Bütün bunlar “yerli malı” senaryo değildir. Amerika Birleşik Devletleri ABD’nin, baştan beri var olan Devlet politikası çerçevesinde ‘Büyük Ortadoğu Projesi’nin halkalarıdır.

6-NATO bir yana, gizli ve açık istihbarat teşkilatlarının da ortak çalışmaları malumdur.

7-Gelelim tatbikatçılara. Bunun adı muhtelif. Gladyo diyen var, derin devlet diyen var. Bu işleri çekip çevirenlere Matruşka adını da verebiliriz.

naiillii

8-Bunların dışında, farklı bir gazeteci cinayetine örnek olarak, Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin polisler tarafından dövülerek öldürülmesini gösterebiliriz. Burada asıl fail, 2. maddede belirttiğimiz devlet bürokrasisindeki kadroların beynini yıkayan resmi ideolojidir. 1990’lı yıllarda öldürülen gazeteciler olayını yorumlarken, 1980’lerden başladık değerlendirmeye. Ya peki, 1990’lar sonrasında, yani 2000’lerde gazetecilerin durumu ne?

Güreli kendi sorusunu kendi yanıtlıyor, “Artık gazeteciler öldürülerek değil, başka yöntemler örneğin hapse atılarak susturuluyor.”

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s