Şafak Türküsü’nün şairi Cumhuriyet gazetesine neden öfkelendiğini yazdı

nevzatkii

Şafak Türküsü şiiriyle bilinen şair Nevzat Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Cumhuriyet gazetesine kırgınlığını dile getirdi. Şair Nevzat Çelik, Facebook hesabından yaptığı bir paylaşımda 12 şairle birlikte Cumhuriyet gazetesine desteğe gittiğini belirtti. Devamında Nevzat Çelik, desteğe gittikleri Cumhuriyet gazetesinden toptancı ve küçümseyici bir yaklaşım gördüklerini kaydetti. Çelik, Cumhuriyet gazetesinin şairlere, müzisyenlere ve tiyatroculara verilen önemi vermemesine tepki gösterdi.

Nevzat Çelik, Facebook hesabından tepkisini şu cümlerle dile getirdi:

“12 ŞAİRİ TOPLASAN BİR MÜZİSYEN, BİR TİYATRO SANATÇISI EDER Mİ?

Hemen söyleyeyim, etmez!
Etmediğini zaten biliyordum ama dünkü Cumhuriyet Gazetesi’ni (8 Kasım)görünce bir kez daha anlamış oldum! Hikaye kısaca şu: Cumhuriyet, 6 Kasım pazar günü bir grup şairin gazeteye gelerek destek vermesi istiyor bir arkadaştan, o da. bizlere ulaşıyor. Cumhuriyet gazetesinin, özellikle son on-on beş yıldır sürdürdüğü yayın politikasına katılırsınız, katılmazsınız. Konumuz bu değil. Çağrıya icabet eden bazı arkadaşlar onaylamasa da, Voltaire’in, “Düşüncelerine katılmıyorum, ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim.” sözüne uygun olarak oraya geldiğini biliyorum. Doğrusu da bu! Çünkü ortada çok ciddi bir baskı var. Bir saat kadar bahçede bekledikten sonra, adımız bile doğru dürüst anons edilmeden sırayla kürsüye çıktık, birkaç cümle edip birer şiir okuduk. Toplu fotoğraf istediler. Kadraja sığabilmek için elimizden geleni yaptık!
İçime bir kurt düştü! Ertesi gün şairleri nasıl görecekti gazete? Gazeteyi edindiğimde, ilk üç sayfasının destek haberlerine ayrıldığını gördüm. Şairler yoktu! Merak bu ya, ikinci gün de aldım gazeteyi. Yine ilk üç sayfa, manşet dahil, destek haber ve fotoğraflarına ayrılmıştı. Üçüncü sayfada yer bulabilmişiz. Menemen testisi gibi yan yana dizilmiş on iki şair, bir öykücü. Bir paragraflık yazıda isimlerimiz yazılmış, Cumhuriyet Gazetesi’nin yanında olduğumuz söylenmiş. İmza da Kültür Servisi olarak atılmış. İkinci sayfada bir köşe yazarı, müzisyenlerden “dostlar” diye bahsederek, İlhan Selçuk’un odasında nasıl ağırlandıklarını, nasıl prova yaptıklarını filan yazmış! Bize hoş geldiniz diyen bir yönetici olmamıştı oysa!
Şimdi arkadaşlar, bunca lafı kişisel egomdan etmediğimi elbette biliyorsunuz. Özellikle protesto, destek vb. etkinliklerde okuduğum şiirin ve ettiğim lafların ne-neler olduğunun bilinmesini isterim. Bunun için çağrılmamız gerekmez mi?. Menemen’in testilerinden biri olarak fotoğrafımın olması, şiir okuduğumun söylenmesi benim için bir şey ifade etmediği gibi, tam tersine, şairi önemsizleştirdiğini gösterir, şiirin kitapçıların en arka ve en dip köşelere itilmesini hatırlatır bana! Kısaca, kendi adıma bir daha şiiri ve şairi sıradanlaştıran hiçbir çağrıya katılmayacağımı bilmenizi isterim. Bilmenizi istediğim diğer husus da, orada ettiğim laflar ve okuduğum şiir.. Tutuklanan milletvekillerinden, yazarlardan, gazetecilerden… söz ettim. Nazi-Hitler dönemini hatırlatarak faşizmi vurguladım. Milliyetçi reflekslerden kurtulup genel demokrasi mücadelesine çağrı yaptım ve ‘İtirazın İki Şartını’ okudum.
Burada lafım elbette gazeteye. İsimleri ve yüzleri daha çok bilinen müzisyen-tiyatrocuları manşete çekebilirsin ama 12 şairi de toptancı ve küçümseyici bir yaklaşımla bir köşeye atamazsın! Dediğim gibi kendi adıma bir daha buna izin vermeyeceğim.
Sağlıcakla…”

nevzatcelik

NEVZAT ÇELİK KİMDİR?

Şair ve romancı Nevzat Çelik 1960’da Boyabat’ta doğdu. 1965’de ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Mart 1980 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (DGSA) Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu (UESYO) Grafik bölümü birinci sınıfta okurken tutuklandı. Dev-Sol davasından idam istemiyle yargılandı.

1984’ta Şafak Türküsü adlı şiir dosyası Akademi Kitabevi Şiir Ödülü birincilik ödülünü alarak kitaplaştı. 1985 yılında İTÜ İşletme Fakültesi Öğrenci Derneği tarafından ülke çapında yapılan şiir yarışmasına bir şiiri ile katıldı ve bu yarışma 1986 yılında sonuçlandı, Çelik’in şiiri yarışmaya katılan 1350 kadar şiir arasından ilk ona girdi ama birinci olamadı. 1987’de Müebbet Türküsü adlı şiir kitabı Poetry International ve Hasan Hüseyin Şiir Ödülünü aldı. Daha sonra hiçbir yarışmaya katılmadı.

1987 Aralık ayında tahliye oldu. 1990’da iki şiir kitabı daha çıkardı; Suda Seken Hayat ve Yağmur Yağmasaydı. 1998 Ekim ayında Sevgili Yoldaş Kurbağalar adlı şiir kitabı, 2005 Nisan’ında ise ilk romanı Bağışlanmış Hüzün yayımlandı.
Şafak Türküsü’ndeki en güzel şiirlerinden birini (“Elma”) Hasan Hüseyin Korkmazgil’e adamış olmasına rağmen, ilk iki kitabıyla daha çok Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirinin etki alanlarında görünüyor, zekice buluşları ve uyak bulmadaki özgün becerisiyle dikkat çekiyor, kuşağından en çok Ahmet Erhan’la ortak tema ve söyleyiş alanlarını paylaşıyordu. Bu ilk kitabının olağanüstü başarısına karşın uzunca bir süre yeni ürün vermedi ya da çalışmalarını yayınlamadı.
1990 başlarında yayınladığı kitaplarıyla, kendisini yinelemediği, yeni şiir alanlarına açıldığı, şiirini ses ve tema özellikleri bakımından genişletip zenginleştirdiği görüldü. Bu dönem şiirlerinde Attilâ İlhan etkileri görülüyordu.
Sevgili Yoldaş Kurbağalar ise şiirini her anlamda yenileyip geliştirmeyi başarmış bir şairin olgunluk dönemi ürünleri sayılabilir. Bu kitabındaki şiirlerin İkinci Yeni şiirinin olumlu özelliklerini de özümsediği görülüyor. Bu özellikleriyle Nevzat Çelik sadece kendi kuşağının değil günümüz Türk şiirinin en dikkate değer şairleri arasındadır.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s