Hürriyet’in 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbe dönemlerinde benzerlikler ve çelişkilerle sergilediği gazetecilik

mansettii

Hürriyet gazetesinin 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası sık sık sütunlarından tekrarladığı “Ne olursa olsun demokrasi yanlılığı” söylemi, 12 Eylül ve 28 Şubat gazete arvişleri incelendiğinde gerçekliğini yitiriyor.

12 Eylül Darbesi döneminde Hürriyet Simavi ailesinin elinde bulunuyor. Gazetenin baş yazarlığını Oktay Ekşi, Genel Müdürlüğü’nü Nezih Demirkent üstleniyor. Gazete arşivlerine bakıldığında, 12 Eylül 1980 cuntacılarına ilk günden koşulsuz açık destek göze çarpıyor. Gazetenin bununla birlikte 12 Eylül darbecilerinin batıda meşru görüldüğünün aktarıcısı bir misyonu üstelendiği de gözle görülüyor. Oktay Ekşi’nin 12 Eylül’le ülkenin yeninden kurulduğunu ve Başkanlık sisteminin tartışıldığı yazıları ise bugüne benzerlik açısından ön plana çıkıyor.

28 Şubat 1997 Postmodern Darbe döneminde Hürriyet’in mülkiyeti Doğan Medya elinde bulunuyor. Ertuğrul Özkök’ün Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiği Oktay Ekşi’nin yazarlığına devam ettiği Hürriyet gazetesinin 28 Şubat dönemindeki tavrı 12 Eylül’deki tavrıyla çelişmiyor.

Hürriyet bu dönemde hükumete özellikle laiklik ve cumhuriyet söylemleri üzerinden son dönemde solda olduğunu ifade eden bir takım yapılar gibi sert bir muhalefet yürütüyor.

Hürriyet 28 Şubat döneminde açık kaynaklardan almadığı “Şok Mektup” haberiyle darbenin haberciliğini yapmasıyla ve bununla günlerce övünmesiyle dikkat çekiyor. Tıpkı 15 Temmuz’da Doğan Medyanın kiminle nasıl bağlantı kurarak gerçekleştirdiği hala muğlaklığını sürdüren Erdoğan görüşmesi gibi…

28 Şubat 1997’de gazete 12 Eylül dönemine nazaran daha çok önem kazanan görselliğe de hükumet üyelerini küçük düşüren algıyı hedefleyen fotoğraf seçimlerinde bulunarak dikkat ediyor.

Gazete hükumete karşı sadece askerlerin değil,  sivil toplum örgütlerinden, spor seyircilerine, muhalif liderlerin tümüne varana değin geniş bir cephe varmış gibi bir  algı yaratma misyonu üstleniyor.

Yazarlara bakıldığında, Oktay Ekşi’nin 1980’deki yazılarına benzer yazılar yazdığı ve demokrasinin sandıktan ibaret olmadığını savunarak askerin müdahalesini meşrulaştıran bir dil kullanması  ön plana çıkıyor. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de Refah Partisi’ni hedefyleyen yazılarıyla Ekşi’den eksik kalmıyor.

Hürriyet’in özetle 28 şubat döneminde Postmodern Darbe olarak tanımlanan 28 Şubat 1997 Darbesi döneminde askerlerin taleplerine karşı kısa süreli bir direnç gösteren siyasi iktidara karşı açık tavır aldığı ve manşetleri ve yazarlarıyla hükumetin sonunu getirmek olan askerlerin istediğini kabul etmesi için çaba sarf ettiği görülüyor.

15 Temmuz 2016 Darbe girişimi döneminde ise incelenen önceki dönemlerle çelişen şekilde Hürriyet’in askerlerin yönetimine karşı demokrasiden yana bir nitelik taşıdığı gözlemleniyor. Hürriyet’in diğer dönemlerle paralellik gösteren tek özelliği insan hakları alanında bulunuyor.

12 Eylül Darbesinin ertesi günü çıkan 13 Eylül 1980 tarihli Hürriyet gazetesiyle incelemeye başlayalım.

hurriyetti

Gazete Yıldırım Baskı’yla yüzünde gülümser bir ifade yer alan Yeşilçam filmlerindeki Babacan kişilik sergileyen bir karakter şeklinde Evren resmiyle darbe haberini ve Cuntanın duyurularını veriyor.

13eylul

13 Eylül 1980 sayılı gazetede ordu yönetime tamamen hakim olunca, cuntanın kamuoyu meşruluğu sağlaması işine soyunuluyor. Cunta icaratları kalın harflerle veriliyor. Siyasi liderlerin gözaltına alınması tepki yaratmayacak şekilde işlenirken, Alpaslan Türkeş bir kaçak gibi okuyucuya sunuluyor.

Gazete iç sayfalarda darbeyi ve cuntacıları savunmakla kalmıyor, geçmiş darbeleri de aklıyor. Askerin 1960’da da aynı uyarıyı yaptığını savunuyor.

13eylulic

Hürriyet gazetesinde köşesine devam eden gazetenin başyazarı Oktay Ekşi’de “Oh olsun” başlıklı yazısında siyasi liderleri suçlayıp darbeye alkış tutuyor.

oholsun

Ertesi günlerde de Hürriyet gazetesinin Cuntacılara desteği devam ediyor.

14eyllulu

Yurt içi ve dışından cuntaya destekler gazetenin üst sütunlarında yer bulurken grevlerin yasaklanması, partilerin, sendikaların kapatılması olumlu ifadelerle gazetede yer alıyor. Cunta lideri Kenan Evren’e Devlet Başkanı olarak hitap edilmesi de Hürriyet’in darbeyi ne kadar benimsediğini açıklıyor.

darbeyapmadik

Her darbeci gibi Evren’in de darbe yapmadığını ifade eden açıklamaları, darbeye yurt dışından olumlu tepkiler, gazetede darbenin ilk haftasında geniş yer buluyor.

haberrii

Bu arada magazin sayfalarında her şey güllük gülistanlık. Hayatın norma akışında devam ettiği intibası yaratılıyor.

OKTAY EKŞİ, “TÜRKİYE YENİDEN KURULUYOR” YAZDI SONUÇ AKP

haberrii

Oktay Ekşi’nin Türkiye’nin yeniden kurulduğunu, üniversitelere özerklik verilmesi gibi bir takım özgürlüklerin zaten olmayacak duaya amin demek olduğunu yazdığı, Başkanlık sisteminin Türkiye için  iyi olacağını ifade ettiği yazısıyla 12 Eylül’ün ardından ilk ayı içeren arşiv çalışmasına nokta koyarak 28 Şubat Dönemi Hürriyet’ini inceleyelim.

28 ŞUBAT’TA HÜKUMETİN DÜŞMESİ İÇİN ATILAN MANŞETLER

Hürriyet gazesinin 28 Şubat 1997 sicili en az 12 Eylül darbesi sonrası, hatta ondan da fazla karanlık.

yirmesekiz

Gazete 28 Şubat öncesi Refah Partisi ve Başbakan Necmettin Erbakan’a doğrudan karşıt bir tavır alıyordu. Hürriyet gazetesi tarafından Refah Partisinin Cumhuriyet ve Laiklik karşıtlığı sık sık vurgulanıyordu. Erbakan’ın Atatürk portresi önündeki bu hiç olmayan fotoğrafına benzer fotoğrafları, Başbakan Erbakan’ı küçük gören fotoğraflar sık sık gazetede yer alıyordu.

26subatti

Gazete 28 Şubat 1997 Cuma günün gelişini 26 Şubat 1997 Çarşamba günü attığı “Gözler Cuma’da” manşetiyle belli ediliyor. Bu manşet gazetenin orduyla yakın ilişkisini de ifade ediyor.

yirmeyedisubatti

27 Şubat’ta ortaya çıkan mektup, 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulun alınacak kararların habercisi niteliğindeydi.

mektuppii

28 Şubat MGK toplantısının yapıldığı gün ayrıntıları Hürriyet gazetesinde yer alan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Başbakan Necmettin Erbakan’a gönderilen mektupta, gazetenin aylardır Refah Partisini eleştirdiği İrtica, gerici kadrolaşma hakkında uyarılar vardı.

subattii

29 Şubat 1997 çıkan Hürriyet’te ise tarihi Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlar yer alıyordu. Gazetenin Başyazarı Oktay Ekşi de baş sayfadan bir bölümü verilen yazısıyla Necmettin Erbakan’a eleştirilerde bulunuyor, kendi çıkarı için gerçekleri çarpıttığını savunuyordu.ozkokku

Hürriyet’in uzun dönem Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Ertuğrul Özkök de hükümeti eleştiride ve asker taraftarlığında Oktay Ekşi’den geri kalmıyordu.

turkessii

MHP’nin kurcusu Alpaslan Türkeş de 28 Şubatçılardan yana tavır alarak, hükümetin çekilmesi için açıklamalar yapıyordu.

subaattii

Hürriyet gazetesi MGK kararlarının uygulanması ve Refah-Yol hükumetinin düşmesi için yazarları ve manşetleriyle baskı uygularken, “Şok mektup”u tıpkı 15 Temmuz sonrası çıkardıkları habercilik başarısı gibi hikayeleştirerek işlemeye devam ediyor. “Darbeyi önceden haber vermek”le övünüyordu. erbakannnii

Gazete askerleri kararlarını uygulamaya direnen Erbakan’ı manşetten eleştiriyor, özellikle fotoğraf kadrajlarıyla Erbakan’ı halkın gözünde küçük düşürmeye çabalıyordu.

subattti

Muhalefet cephesinden ve DYP içinden askerlerin isteklerinin uygulanmasına ilişkin yapılan açıklamalar manşetten verilirken, bunlar demokrasi içi tartışmalar olarak sunuluyordu. Oktay Ekşi ise Erbakan’ın yurt dışında diğer devlet adamlarınca azarlanmasını köşesine taşıyordu.

imzacilarr

Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla toplumun çoğunluğunun Refah-Yol hükumetinden yana olmadığı, askerlerin taleplerini desteklediği imajı çizilmeye çalışılıyordu.

buki

Aynı gün Başyazar Oktay Ekşi demokrasinin Meclis’ten ibaret olmadığını köşesinde savunarak askerlerin müdahalesine meşruluk kazandırmaya çalışıyordu. Ertuğrul Özkök ise Refah Partisi’nin her ne kadar seçimden birinci parti çıksa da üçüncü parti olduğuna yönelik dönemin ruhunu yansıtan ilginç mantıklı bir yazı kaleme alıyordu. Tabi bu arada Çiller de Hürriyet’ten payını alıyordu.

aktunaa

Hürriyet hükumet ortağı DYP içindeki çatlağı, eski başbakanlardan Bülent Arınç’ın, “Benim dönemimde sarıkla dolaşılmazdı” şeklinde beyanatını baş sayfadan vererek askerlerin kararlarına direnişi kırmak için kamuoyu oluşturma bağlamında kullanıyordu.

darbeee

Sonunda askerlerin istekleri, muhalefetin, medyanın da baskısıyla kabul ediliyor, Refah Yol hükümetinin sonunu getirilen kararlar Erbakan’ın muhalefeti kırılarak kabul ediliyordu. Oktay Ekşi de köşesinden “Sır bir gün bize de gelir…” başlıklı yazıyı kaleme alıyordu.

16temmuzhurriyet

Son olarak da üstünden kısa süre geçen 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Hürriyet gazetesinin manşetlerine geçelim.

17temmuzhurriyet

Hürriyet gazetesinin son darbe girişimi sonrası demokrasi savunuculuğuna giriştiği fakat insan haklarına aykırı davranışları 3 darbe döneminde de görmeme konusunda tutarlı bir tavır sergilediği görülüyor.

18temmuzhurriyet

Sonuç olarak liberal bir yayın politikasına sahip olduğunu savunan Hürriyet gazetesinin  darbelere ve darbecilere amaçlarına ulaşmalarına göre destek verdiği ya da destek vermediği görülüyor. Gazete güçlü olan iktidara he şartta tabi oluyor ve açık kaynak olmasa da darbe dönemlerinde yaptığı atlatma haberleri habercilik başarısı olarak sunuyor. H. Burak Öz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s