İnsan Hakları İzleme Örgütü: Türkiye ürkütücü

nuriye-gulmen

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), bugün(12 Ocak 2017) yayınlanan 2017 Dünya Raporunda, 100 bin memurun işinden atıldığına, binlerce insanın tutuklandığına dikkat çekerek, Türkiye’de ürkütücü gelişmeler yaşandığını kaydetti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, AKP iktidarının, 15 Temmuz Darbe Girişimini insan haklarını baskılamak ve temel demokratik güvenceleri ortadan kaldırmak amacıyla bir araç olarak kullandığını belirtti.

Yılın son altı ayında, iktidarın gazetecileri kitlesel olarak gözaltına aldı, çok sayıda medya organını kapattı ve seçilmiş muhalif siyasetçileri hapse attı. Aralarında öğretmenlerin, yargıçların ve savcıların da olduğu 100.000’den fazla kamu çalışanını, hukuki prosedürleri ve yargı süreçlerini işletmeden görevden çıkarttı ya da gözaltına aldı, yüzlerce sivil toplum grubunun faaliyetlerini durdu ve hükumetin yargı üzerindeki kontrolunu tahkim etti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Türkiye’nin hükümeti, demokrasiyi güçlendirmek için partiler arasında oluşmuş darbe karşıtı birlikten yararlanmak yerine, eleştirel seslerin ve muhaliflerin üzerine acımasızca gitmeyi tercih etti” dedi. Williamson “yüzbinlerce insanın hukuki prosedürler veya yargı süreçleri işletilmeden görevden çıkartılması veya tutuklanması, bağımsız medya’nın susturulması ve Kürt muhalafetinin milletvekillerinin hapse atılmasıyla birlikte, Türkiye son bir nesilin en ağır krizine girdi,” şeklinde konuştu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu sene 27.  defa yayınlanan 687 sayfalık dünya raporunda, 90’dan fazla ülkenin insan hakları alanındaki uygulamalarını gözden geçiriyor. Örgütün İcra Direktörü Kenneth Roth, rapor için yazdığı giriş makalesinde yeni bir populist otoriterler neslinin insan haklarını çoğunluğun iradesine engel olarak görmeye başladığını ve bu nedenle insan haklarının korunması kavramını tersyüz etmeye çalıştığını söylüyor. Küresel ekonomi tarafından geride bırakıldığını düşünenler ve şiddet suçlarının mağduru olmaktan giderek daha çok korkanlar için insan haklarına saygılı demokrasinin üzerine inşa edildiği değerlerin bir kez daha teyit edilmesi açısından sivil toplum grupları, medya ve kamuoyu çok önemli roller üstlenecekler.

Darbe girişimi sonucunda en az 241 vatandaş ve hükümete bağlı emniyet görevlisi öldü. Darbeciler Türkiye’nin parlementosunu avcı uçaklarıyla bombaladı. Darbe girişimi sonrasında hükümet olağanüstü hal ilan etti, binlerce askeri hapse attı ve kamu çalışanlarına, polislere, öğretmenlere, hakimlere ve savcılara yönelik kitlesel bir tasviye hareketi başlattı. Hükümet, terörle mücadele yasalarını istismar ederek, Temmuz’daki darbe girişimini planlamakla suçladığı Amerika’da yaşayan din adamı Fethullah Gülen’in takipçilerinin üzerine yürüdü.  Kitlesel gözaltılar ve gözaltında tutulan kişilerin kötü muamele görmesine yönelik güvencelerin kaldırılması, gözaltında işkence ve diğer kötü muamele biçimlerine ilişkin bildirimlerin artmasına yol açtı.

Çoğunlukla Kürt nüfusun yaşadığı güneydoğudaki çatışmaların 2016’da hız kazanması da, bölgede ciddi ve yaygın insan hakları ihlallerine yol açtı. Bu ihlalleri Kürt siyasal hareketine yönelik sert baskılar ve aralarında demokratik bir şekilde seçilmiş milletvekillerinin ve belediye başkanlarının da bulunduğu binlerce Kürt aktivistin hapse atılması takip etti. 2016 yılında Türkiye’nin önemli şehirlerinde tekrar tekrar yaşanan ve aşırılıkçı grup IŞİD veya Kürt militan grubu TAK ile bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler tarafından yapılan bombalama eylemleri de yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı.

Türkiye ayrıca, AB ile, Yunanistan’a geçmiş mültecilerin zorla iade edilmesini kabul ettiği bir anlaşma yaparken, bir yandan da 2.7 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmayı sürdürdü. Türkiyeli sınır muhafızlarının Suriye sınırındaki mültecileri geri ittiğine ve Türkiye’ye geçerek kendilerini emniyete almak isteyen bazı mülteciye ateş ettiğine ilişkin bildirimler de yıl boyunca geldi.

English translation of the news

Turkey’s president and government instrumentalized the violent military coup attempt of July 2016 to crack down on human rights and dismantle basic democratic safeguards, Human Rights Watch said today in its World Report 2017.
In the last six months of the year, the government carried out mass arrests of journalists, closed multiple media outlets, and jailed elected opposition politicians. It dismissed or detained without due process over 100,000 civil servants including teachers, judges and prosecutors, suspended hundreds of nongovernmental groups, and consolidated government control over the courts.

“Instead of building on the cross-party unity opposed to the coup to strengthen democracy, Turkey’s government has opted for a ruthless crackdown on critics and opponents,” said Hugh Williamson, Europe and Central Asia director at Human Rights Watch. “With hundreds of thousands of people dismissed or detained without due process, an independent media silenced and Kurdish opposition members of parliament in jail, Turkey has been plunged into its worst crisis in a generation.”

In the 687-page World Report, its 27th edition, Human Rights Watch reviews human rights practices in more than 90 countries. In his introductory essay, Executive Director Kenneth Roth writes that a new generation of authoritarian populists seeks to overturn the concept of human rights protections, treating rights as an impediment to the majority will. For those who feel left behind by the global economy and increasingly fear violent crime, civil society groups, the media, and the public have key roles to play in reaffirming the values on which rights-respecting democracy has been built.

The attempted coup left at least 241 citizens and government law enforcement officers dead. The coup plotters used fighter jets to bomb Turkey’s parliament. In the aftermath, the government declared a state of emergency, jailed thousands of soldiers, and embarked on a wholesale purge of public officials, police, teachers, judges and prosecutors. The government misused terrorism laws against followers of the US-based cleric Fethullah Gülen, whom the government accuses of masterminding the July coup attempt, The mass arrests and removal of safeguards against detainee abuse led to rising reports of torture and other ill-treatment in custody.

The escalating conflict in the predominantly Kurdish southeast of Turkey during 2016 also led to serious and widespread human rights violations in the region followed by a harsh crackdown on the Kurdish political movement and the jailing of thousands of Kurdish activists, among them democratically elected members of parliament and mayors. In 2016 repeated bombings in Turkey’s major cities by individuals with alleged affiliations to the extremist group ISIS or the Kurdish militant group TAK led to hundreds of deaths.

Turkey also continued to host 2.7 million refugees from Syria while entering an agreement with the EU to accept forcible returns of refugees who had crossed into Greece. Reports also persisted throughout the year of Turkish border guards pushing back refugees at the Syrian border and shooting at several refugees seeking to cross to safety in Turkey.

The phote in Teacher Nuriye Gulmen. Police attacked them. She was wounded.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s