Edip Canserver nerede yatıyor? Karanfil şeklinde anıt mezarın gizemli ziyaretçisi

halil burak öz, edip cansever mezar, burak öz

Edip Cansever’in ters karanfil biçimli mezarı nerede bulunuyor? Türkçe şiirin en güzel örneklerini veren şairlerden Edip Cansever’in bugün tam 31’inci ölüm yıl dönümü… 1928 1928 doğumlu olan Edip Cansever, 28 Mayıs 1986’da ölümünün ardından aydınlar mezarlığı olarak bilinen Aşiyan mezarlığına defnedildi. Tevfik Fikret’in evi olarak bilinen Aşiyan’da Cansever’le birlikte, Orhan Veli, Ahmet Hamdi Tampınar, Yahya Kemal, Atilla İlhan gibi birçok şair yatıyor…

Diğer şairlerin uzağında mezarlığın üst bölümünde yer alan Edip Cansever’in mezarı, ters karafil figürüyle dikkat çekiyor.

halil burak öz, edip cansever mezar, burak öz

Anıt mezarı mimarın Nevzat Sayın’ın mezarı, Edip Cansever’in,  Yerçekimli Karanfil şiirinden esinlenerek yaptığı tahmin ediliyor.

O şiirde Cansever şöyle sesleniyor:

YERÇEKİMLİ KARANFİL
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.

GİZEMLİ HAYRANIN YOK OLUŞU

2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin yayınladığı edebiyat dergisinde Edip Cansever’in mezarının başına mezarlık bekçisinin iddiasına göre tıknaz pardösülü birinin sık sık gelip şarap içtiği aktarılıyor. Bekçinin gözüne batmaktan rahatsız olan şairin hayranın kısa süre sonra kaybolduğu ve kimliğinin bulunamadığı da kaydediliyor.

halil burak öz, edip cansever mezar, burak öz

Edip Cansever’in hayatı

Kumkapı Ortaokulu’nu, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi (1946). Bir süre Yüksek Ticaret Okuluna devam etti, sonra ayrılarak ticarete atıldı. 1976’da ortağına devredinceye kadar babasının Kapalıçarşı’daki dükkanında antikacılık yaptı. Beyin kanaması geçirdiği Bodrum’dan İstanbul’a getirildiyse de kurtarılamadı. Mezarı Rumelihisarı’ndadır.
İlk şiiri İstanbul dergisinde yayımlandı (Düşünce, Mart 1944). Bu ilk denemelerini, önce Garip etkisindeki yaşama sevincinin dile getirildiği şiirler, sonra İkinci Yeni akımı içinde özgün örnekler izledi.
Her kitabında kendini yenileyerek, toplumda en iyi tanıdığı çevreyi ve bu çevrenin insanlarını anlatmak, bir bakıma onların içlerini dışa çevirmek (Mehmet H. Doğan) istedi.
Değişik bir söyleyişin, imge düzeninin egemen olduğu şiirlerinde çağdaş insanın yabancılaşmasını düşünsel yanı ağır basan bir anlayışla işledi, yaşanan gerçekliği belli bir dünya görüşüyle irdelemeyi amaçladı.
Memet Fuat’ın değerlendirmesiyle, “Edip Cansever de, Turgut Uyar gibi, çok sesli bir şiirin yaratıcısı oldu. Özgünlüğü kendisinden esinlenenleri damgalayıp ‘taklitçi’ durumuna düşürecek boyutlardaydı. Bu yüzden tek kaldı. Bir ara yanına sokulur gibi olan Ahmet Oktay da tehlikeyi sezince hemen uzaklaşmak gereğini duydu.
İkinci Yeni içindeki yeri, anlama verdiği önemle, Turgut Uyar’a yakındı. Anlatılamayan, anlatılamadan kalan şeyleri bulup çıkarmaya, anlatmaya çabaladı. Orta malı edilmemiş anlamlan sadece insanın iç dünyasında değil, yaşamın çeşitli dış görünümlerinde de yakalamayı başardı.
Soluklu uzun şiirlere eğilim duydu. Geleneksel şiirin değişmez kuralı olarak görülen ‘yoğunlaştırma’ya, şiiri yakalamak için sözü sıkıştırmaya yakınlık duymadı. Kimi zaman dize yapısına hiç önem vermedi. Gereksiz görülen bir sürü çizgi içinden en güzel deseni çıkanveren bir ressam gibi yöneldi şiirsel güzelliklere.”
Şiirlerinde “otel” metaforunu sıkça kullandığı için edebiyatımızda “Oteller Şairi” olarak anılmıştır.
En meşhur şiirlerinden biri olan “Sera Oteli” için Salah Birsel “Bu şiir Cansever’in portresidir” demiştir. Edip Cansever’i İkinci Yeni topluluğunun diğer isimlerinden ayıran en önemli farklardan biri, dize alışkanlığını tamamen kırmış olmasıdır.
II. Yeni şiiri genel özelliklerde de değinildiği üzere şiirde öyküleme tekniğine yani uzun uzun anlatmaya karşıdır fakat Edip Cansever’de bu durum biraz farklıdır. Çünkü Edip Cansever; öyküye, tasvire ve diyalog tarzı ifadelere şiirlerinde sıkça yer vermiştir. Bu yüzden de Edip Cansever’in metin hacmi oldukça fazladır.
Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup adlı eserleri teat ral anlatımın görülmesi açısından önemlidir. En meşhur eseri Yerçekimli Karanfil’dir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s