Cevahir AVM niçin intihar etmek isteyenlerin popüler tercihi?

cevahir

Cevahir Alışverişmerkezi açıldığı yıldan bu yana hemen her yıl intiharlara sahne oluyor. Alınan onca ölmem de intihar girişimlerinin önüne geçemezken öte yandan çekirdek yiyerek intihar girişimlerini izleyen kitlenin oluşması, şahit olanlara “Ne oldu bize?” sorusunu sorduruyor.

Cevahir’de bu yıl meydana gelen son intihar girişimi, alışveriş merkezi yönetiminin intiharlar karşısında üst katlarındaki korkulukları yüksek camlarla örmesi ve her korkuluk kenarlarına güvenlik görevlisi dikmesi önlemlerinin de işe çok yaramadığını gösterdi. Cevahir’de en son intihara girişiminde bulunan İbrahim A. İsimli yurttaş, AVM’nin iç mekânından eylemini dışa taşırarak çatıdan intihara kalkıştı. Oraya nasıl çıktığı meçhul! Bu intihar girişimi sonuçsuz bırakılırken asıl trajedi, izleyici cephesinde gözlemlendi. Bazı vatandaşların çekirdek çitleyerek intiharı seyretmesi bir nevi intihar pornosuna merakın patolojik yansıması olarak haber metinlerinde yer bulmakta zorlanmadı.

Öte yandan mekanın duyguları tamamen tüketim arzusuyla körelterek  akıl tutulması etkisi yaratması amacıyla tüm mühendisliklik ve psikoloji biliminden yararlanılarak kurgulanmasının etkisinden midir bilinmez Şişli’deki Cevahir Alışveriş Merkezi’nde  intihar girişimlerinin bu olay en trajik yansıması değildi. Hatta en masum gözükenlerinden biriydi.

26 Ağustos 2016’da altıncı kattan intihar amacıyla atlayan Cenk Tüfekçi’nin (47) zemin katta yürümekte olan İlhan Güven Akgemik’in (30) üstüne düştüğü ve iki kişinin de yaşamını yitirdiği haberlere konu olmuştu. Cevahir AVM’de 2014 ve 2013 yıllarında başka intihar ve düşme vakaları da olmuştu. Temmuz 2014’te Cevahir AVM’nin 5. katından atlayan 25 yaşındaki Hakan Burak Erkoca hayatını kaybetmişti. Yine Temmuz 2013’te 31 yaşındaki Ayşegül Annakkaya intihar ederek yaşamını yitirmişti. Bu intiharın ardından bir ‘babanın’ oğluna cesedi gösterme girişimini yansıtan fotoğraf(haberde bu fotoğraf kullanılmıştır) günlerce sosyal medya sitelerinde konuşulmuştu. Ve bu intiharlar AVM yönetiminin (marka değeri güdüsüyle) gizleyemedikleri, medyaya yansıyan birkaç örnekti.

BU SALT CEVAHİR’E ÖZGÜ ÜRKÜNÇ BİR DURUM MU?

Evet  intiharlar açısından, Cevahir ürpertici bir profil çiziyor. Peki alışveriş merkezi intiharları İstanbul’un işyeri merkezleri içindeki en kalabalık mekan olmasından dolayı Cevahir’e özgü bir durum mu? Yoksa insanların boş zamanlarını alışveriş yaparak geçirme alanları haline gelen AVM’lerin bu durum tamamı için mi geçerli? Ya da eşitsiz sistemin en manipüle edilmiş mekanları görünümüne bürünmüş alışveriş merkezlerinin, krallığın sarayları, dini rejimlerin katedral ve külliyeleri gibi kapitalist sistemin mekanları olmasından ve intihar edenin yaşamına son verirken aslında içindeki başarısızlık hissinin içgüdüsel olarak sistemden kaynaklandığını da hissetmesinden mi seçiliyor?

“Büyüsü Bozulmuş Düyayı Büyülemek” adlı eserinde John Ritzer,  modern toplumda, kilise, panayır alanları,  arenalar gibi mekanların yerini tüketim katedralleri olan alışveriş merkezlerinin aldığından bahseder. Ritzer, Walter Benjamin’in modern insanın tüketim üzerinden şekillendirdiği yaşamını Cevahir gibi alışveriş merkezleri üzerinden analiz eder. Gerçekten de neon ışıkları ve fosforlu renklerle donatılmış vitrinlere sahip alışveriş merkezlerinde hemen hepsi içe dönük mağazaları, sürekli bu mağazaların etrafında dönmenizi sağlayan oval iç mekan dizaynı,  et ile karbonhidratın baskın olduğu ve her yerden duyumsanan yemek kokularıyla ve alışverişmerkezlerine girenlerin başını döndüren etkiyi artıran müziği ve ne soğuk ne sıcak havanın belli ısıda kalmasını sağlayan havalandırma sistemleriyle, eğlenceden, yiyeceğe, giyime, fantezi ürünlerine kadar her şeyin bulunabileceği alışveriş merkezleri günün insanın zamanını nasıl geçirdiğini bile anlamadığı tüm ‘boş’ zamanını tüketime ayırmasının sağladığı manipüle edilmiş mekanlar hüviyetinde bulunmaktadır.

Örneğin İstanbul’un merkezinde işyerlerinin en yoğun olduğu Mecidiyeköy’de rahatlıkla ulaşabileceğiniz Cevahir, sürekli tıklım tıklım olmasıyla sembol bir merkez özelliği çizmektedir. Cevahir’e girişte sizi güvenlik hissini artıran önlemler ve otoriteyi simgeleyen görevliler karşılamaktadır. Otoritenin simgesi görevlilerin adeta kurallar içinde birey olurunu alarak AVM’nin iç kapılarından girildikten sonra göz dışarının donuk renklerinin aksine göz kamaştırıcı bir dünyayla karşılanmasınız. Mistik müzik ve neon ışıklarıyla ve fosforlu renkleriyle gözalıcı vitrinler hemen her insanda vertigo etkisi yaratmaktadır. Sistemin prototipi, başarıyı tüketim yapabilme gücüyle orantılayan bir insan için vitrinlerdeki etiketler ve neredeyse sadece onlarla ilgilenerek günün büyük bölümünü harcayan AVM kadınları ulaşılamayacak idealler gibi görünmektedir. Sadece tüketimin düşünülmesi ve şimdiye kadar hiç olmamış bir şekilde başka hiçbir şeyin düşündürülmeyeceği şekilde müzikten, yemeğe, ısıya kadar kurgulanmış saatin bulunmadığı bir mekanda sabit bir fikirle gelen günün insanı için bir AVM’nin içi başarısız olduğunu ve ulaşamayacağını düşündüğü her şeyin karşısında tüketim gücünün olmadığını düşündüğü için tüketim katedralinin olmayan kalbinde bir dakikalığına da olsun ulaşamayacağını düşündüklerinin hayatının normal akışını bozarak kendinden söz ettirmesi için muhteşem bir fikir olarak belirmektedir. Nafile … Kayıp bir yaşamın da yok oluşu… En yalın haliyle denilebilir ki modern toplumun bunaltıcı mutsuzluğunu düzeni değiştirmek yerine yaşamına son vermekle çözümleme arayışı…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s