Sarıyer ve Büyükdere’nin Baronları

buyukdere_eski

Sarıyer Belediyesi’nin yayımladığı dergide ‘Büyükdere Baronları’ ile ilgili yazılanlar dikkat çekti.

Sarıyer Belediyesi’nin aylık edebiyat dergisi Yeşil Martı’nın son sayısında Büyükdere Baronlarıyla ilgili çarpıcı bilgiler yer aldı.

Sarıyerli birçok yurttaşın son dönemde caddelerin adını değiştirmeye kadar varan Arap zenginlere tarihi yalı satışlarından kültürel hayata ve mimariye getireceği değişim nedeniyle hoşnutsuz olduğu biliniyor. Yeşil Martı edebiyat dergisinin son sayısında 3 sayfa ayırdığı bir bir araştırma da bu konuyla doğrudan ilişkili bulunuyor. Yapılan araştırmalara  göre Boğaziçi’nin en güzel yerlerinden yabancılara mülk satışının yeni olmadığı bilinirken, Boğaziçi’nin renkli kültürünün ve şaşalı mimarisinin oluşumunda Avrupalı elçilerin büyük payı olduğu görülüyor.

AVRUPALILARLA OLUŞTU, ŞİMDİ ARAPLARLA DEĞİŞİME UĞRUYOR

“Bir Zamanlar Sarıyer’in Sefarethaneleri” başlığını taşıyan araştırmada Fransız, İngiliz, İspanya Sefarethanesi gibi birçok sefarethanenin  tarihi aktarılırken bunların kültürel hayata etkisinden de, “Vaktiyle Tarabya’da İsveç ve Napoli elçilerinin yalılarından başka İngiltere, Almanya, Romanya, Danimarka sefarethanelerinin birer sayfiyeleri vardı. Onun için de köyde hayat çok renkli ve hareketli geçer, sefaretler arası verilen kabul ve ziyaretlerden dolayı yabancı akınları eksik olmazdı” şeklinde bahsediliyor.

Elçiliklerin boğazın mimarisine etkisinden ise,  “Elçilikleri En Muhteşemi Rus Sarayı” şeklinde çarpıcı bir başlık altında, “Büyükdere köyü aşağı yukarı, Büyükdere olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir. Aşağı Büyükdere’de Rum, Ermeni ve birkaç Türk zenginin  evleri muhteşem bahçeleriyle yer almaktadır. Bunların içinde bilhassa Rus Sefarethanesi muntazam binası ve güzel bahçeleriyle dikkat çekerdi” şeklinde örnekler verildi.

yalilar

BÜYÜKDERE BARONU OLARAK ADLANDIRILDI

Yazıda “Büyükdere Baronu” ara başlığı altında ise şu bilgiler yer alıyor:

“Danimarka elçiliği maslahatgüzarı zengin tüccar Baron de Hübsch Büyükdere’de geniş terasları ve bahçeleri olan ihtişamlı meşhur bir konak yaptırmıştı. Onun bu ihtişamı karşısında, Avusturya temsilcisi Baron Herbert Rathkeale 1782 yılında Hubsch için imparotor ll. Joseph’ten ‘Baron’ unvanı aldı. Baron de Hübsch’ün 1814 yılında ölümünden sonra 1864’e dek Danimarka elçiliğini oğlu Casimir yapmıştır. Casimir Hubsch de bu unvanı nedeniyle yarı şaka yarı ciddi ‘Baron von Grosstal‘ yani ‘Büyükdere Baronu‘ adıyla anılmaktaydı.”

kostantine

PERA’YA DEFNEDİLDİ

Bunun dışında başka kaynaklarda Baron de Hübsch’in diplomattan ziyade mimariyle ilgili tüccar olarak sivrildiği belirtiliyor. Baron ve Büyükdere’ye ilişkin İstanbul Gezisi Rehberi’nde Murat Belge de, “Büyükdere geçen yüzyılın sonunda çok gözde bir yerdi. O zaman bu semtte oturanların çoğu zengin Ermenilerdi, çoğu da Katolik’ti, (burada bir Ermeni Katolik kilisesi ve okulu vardır.) Ermeni Patriği’nin yazlık rezidansının, Esayan Abraham Paşa, Azaryan konaklarının yanı sıra Pera’da Santa Maria Draperis kilisesinde gömülü olan Danimarka Sefiri Hübsch’ün yalısı da buradaydı. Türkiye’nin en zengin işadamı olan Vehbi Koç’un eşi Sadberk Hanım’ın adına kurulan müze de bu evlerin geç örneklerinden biridir ve Azaryanlar’dan alınmıştır.” yazıyor. h. burak öz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s